Emirdağ’da Aşina Bir Mekanda

Köşe Yazıları / Kenan Kocabaş

Emirdağ’da Aşina Bir Mekanda

Yazın yakıcı günlerinden biriydi. Başında hasır şapkasıyla ateşte mısır közleyip satan adamın bulunduğu yerden sokağa ilk adımımı attığımda, kalabalık ve karmaşık bir dünyanın içine adım atmıştım aslında. Karşımdan gelen asabi bir gencin boynundaki zincir, normal bir kolye zincirinden çok daha büyük halkalara sahipti. Bir o kadar da parlak olan bu zincirin dokunduğu tenin siyahlığı, bu gencin son birkaç hafta içerisinde yoğun bir güneşe maruz kaldığını gösteriyordu. Muhtemelen 16-17 yaşlarında olduğunu tahmin edebildiğim gencin iriliği, onu 20 yaşın üzerindeymiş gibi gösteriyordu. Siyah askılı atleti ve bermuda şortuyla, buraların sadece yazın aşina olduğu bir tarzda giyinmiş olan gencin ayağındaki yeni ve parıltılı spor ayakkabı ise onun buralarda tatilde olduğunu gösteren diğer bir ayrıntıydı.Kalabalık içinde yol almaya devam ederken, sarı renkli ve cezbedici vitrinleri olan dükkanlardan birinin önünde durdum ve içeri doğru baktım. İçeride tezgahın müşteri tarafında; ince-balık etli, türbanlı-türbansız, genç-orta yaşlı-yaşlı kadınlardan oluşan bir grup vardı. Bu kadınların hepsi aslında tek bir amaç için oradaydı ve satıcının kendilerine gösterdiği şeye çok dikkatlice bakıyor ve para karşılığında bir gelecek kurmaya çalışıyorlardı. Bu durum, binlerce yıldır bilinen sarı renkli bir madenin günümüze de hükmedişinden ibaretti… Havaya asılmış kıyafetlere başımı çarpmamak için kimi zaman eğilerek yürümek zorunda kaldığım kaldırımda, cansız mankenler ile taburelere oturmuş dükkan çalışanı gençler, kaldırımda yürümemi zorlaştırıyordu. Gelip geçenle göz teması kurup, onlara dükkandan kıyafet satmak için tetikte bekliyordu bu gençler. Az önce sarı vitrinli dükkanın içinde gördüğüm kadın topluluğunun biraz sonra bu dükkana da uğrayıp cicili bicili kıyafetler alması kuvvetle muhtemeldi. Belki de bu dükkana değil de az ileridekine de uğrayabilirlerdi.Devam ettim yoluma. Sol tarafımda yüz yıldan daha uzun bir tarihe sahip olan bir yapı vardı. Bu sokakta bir şeyler satmayan tek binaydı galiba burası. Ama önünde oturan insanlara çay ve çeşitli içecekler satılıyordu yine de çevredeki çay ocakları tarafından. Derken bir çağrı başladı ve “Aziz Allah” diyerek kalkan çoğunluğu yaşlı insanlar bu binaya doğru yöneldi. Kalanlar muhabbetine devam etti.Neredeyse yolun sonuna gelmiştim. Fakat ne kadar da çok yüzle karşılaşmıştım. Derken yoğurt pazarına giriverdim. Tek helke yoğurdu kalan bir kadının pazarlığına şahit oldum. Şöyle diyordu: “Bu helkeyi bu fiyata vermezdim emme telaşemiz var. Satıp gidicem. Helkeyi dediğim yere bırakırsın.” Aşina bir mekandaki bu yüzler, aslında genişçe bir ailenin fertleriydi. Şöyle ki, gördüğüm kadın topluluğu, asabi gencin permili ablasına altın almak için toplanmış olan kadınlardı. Asabi gencin asabi oluşunun bir nedeni yoktu, o her zaman asabi idi. Namaz için camiye girenlerden biri de evlenecek kızın dedesiydi. Dede için yolun sonu yakındı ve dede bu yüzden kötülük yapmamak için kuyumcuda bulunmamıştı. Gelin kızın annesine göre ise kayınpederini (gelin kızın dedesini) camiye gönderip altın işlerini kendisinin idare etmesi gerçek bir başarıydı. Yoğurt pazarında, kalan tek helkesini de satan kadın ise, yeğenine takacağı “küçük resimli” için yeterince para biriktirip biriktiremediğini az sonra gideceği kuyumcuda anlayacaktı. Para çıkışmasa da sorun yoktu gerçi, sarraf tanıdıktı. Aşina bir mekanda; Uzun Çarşı’da aşina olunan yüzlerdi bunlar. Her yüz başka bir hikaye demekti. Toplayınca Emirdağ’ın hikayesi oluyordu bunlar…Kenan Kocabaşemirkena@yahoo.comfacebook.com/emirkena

  • Güncelleme: 14.12.2011 06:59
  • Okunma: 2443

Yorumlar (7)Yorum Yap

  • süleyman şimşek

    kardeşim bu güzel şeyleri göz önüne getirdiğin saolun varolun çok iyi gidiyosunuz allah yolunu ve bahtını açık etsin tüm ülkücü kardeşlerime burdan slm olsun ülkücü olunmaz ülkücü doğulur diyorum

  • kılass

    kızını evlendirn kadının kocası niye yok hikayede?..........................

  • uzuuuuuuuuuuun carsi

    :oops: uzun carsidan bahsedip uzun carsi demeyeceksin diye coook korktum. :o :P

  • soner cankirli

    cok anlamli bir gun gecirmis yazarimiz kutlarim

  • omer ersahin

    tasvirler harika, iste emirdag denilen yorenin diger yorelerden farkida bu ellaham!!!

  • mustafa

    ne güüzellll ellerine sğlık........ :lol:

  • kurtuluş

    8) 8) 8) 8) tebrik ediyorum çok güzel bi hikaye ...