Haziran Ayı Portresi: Prof.Dr.Ali Koşar

Ayın Portresi / Ayın Portresi

Haziran Ayı Portresi: Prof.Dr.Ali Koşar

Haziran Ayı Portresi: Prof.Dr.Ali Koşar. Ankara Özel Lokman Hekim Hastanesinde Hematoloji uzmanı olarak görev yapan Prof.Dr.Ali Koşar, hayat hikayesini www.emirdag.gen.tr için özel olarak kaleme aldı.

Prof.Dr.Ali Koşar'ın yaşam öyküsü:

"Emirdağ’ın Davulga Beldesi, Zafer Mahallesi, Ayrancı Sokakta 25 Mart 1965 yılında dünyaya gelmişim. Babam Toramanlı Sülalesinden Ömer Koşar, Anam Alasakallı Mahallesinden Zeynioğlu Nurinin kızıdır. Beş erkek, iki kız kardeşim var. Birçok Emirdağ’lı gibi bizim de babamız biz çocukken Fransa’ya işçi olarak gitti. Anamız bize hem analık hem de babalık yaptı. Birçok insan çocuklarını ve eşini yurt dışına götürmesine rağmen babam bizi pek Fransa’ya götürme taraftarı olmadı. Okuyun, inşallah iyi mevki ve makamlara gelirsiniz diye dua etti. İlk ve orta okulu kendi beldemiz de okudum. İlkokulda A ve B şubesi olmak üzere iki sınıf vardı. Ama genellikle biz iki sınıf 70-80 kişi 5 yılın yarısından fazlasını birlikte okuduk. A şubesinin hocası olmazsa B şubesine, B şubesinin hocası yoksa A şubesi ile birleşik eğitim yaptık. İlk okuldan en çok hatırladığım sıra dayakları…. Ali suçlu öğretmen hepimizi döverdi. Sınıf da beni pek döven olmazdı. Dayımın kızı Emine ( bizden biraz büyüktü) vardı. Beni hep korur gözetirdi. Başarılı bir öğrenciydim. Orta okuldan en önemli hatırladığım arkadaşlarım Atilla Bal, Nurettin Gümüş, Yalçın Karateke, Bayram Samanlı, Ahmet Sezer, Ramazan Erdik ile çok neşeli ve mutlu bir öğrenimimiz oldu. Yaramazlık, muhabbet, top oynama, kağıt oynama… Başarılı bir öğrenciydik. Ama klasik olarak Türkçe hocası inglizce dersine, tarih hocası matematik dersine geldi. Tüm arkadaşlar sigara içmeye başladık. Ağabeyim Mustafa Koşar durumu fark etti. Dövmedi. Güzel bir dil ile söyledi. Ben içiyorum. Sakın başlama, başlarsan bırakamazsın dedi. Söz dinledik Allah razı olsun sayesinde sigaraya alışmadık. Orta okul sonrası Afyon Endüstri meslek Lisesinin Motor bölümünü burslu kazandım. Çok mutluydum. Mustafa Ağabeyim buna karşı çıktı. Düz liseye kayıt yaptırmamın daha doğru olacağını önerdi. Afyon Lisesine gittik. Beni almadılar. Sen köy okulundan gelmiş bir sefilsin seni alıp başarımızı düşüremeyiz dediler. Bizde gariplerin okulu olan Afyon Cumhuriyet Lisesine kayıt oldum. En büyük Ağabeyim Afyon Devlet Demir Yollarında çalışıyordu. Liseyi onların evinde okudum. Liseyi Afyon merkezde okuduğum için çok mutluydum. Ama fen bölümünü bitirmeme rağmen fizik öğretmeni doğum izninde olduğu için fizik dersi boş geçti, kimya ve biyoloji hocamız hiç olmadı. Allah razı olsun Mustafa Sağlam matematik hocamız, Erdoğan Mülkem Fen bilgisi hocamız, Coğrafya hocası Fikret Ünver, Edibe Türker edebiyatçımız, Emirdağlı tarihçi Yüksel hoca, İngilizce hocamız Erdal Çak Çak öncülüğünde lise eğitimimizi tamamladım. Lisede en büyük şansın sıra arkadaşım Hava Albay Mustafa İlarslan ile sıra arkadaşı olarak 3 yıl oturmamdır. Bilmediğim her şeyi hiç gücenmeden, sabırla bana anlattı. Çok şey öğrendim. Kendisine minnettarım.

Bizim evde hayat sabah güneş doğmadan başlardı. Sabah erkenden kalkar işe başlardık. Çiftçi bir ailenin çocuğu olduğumuz için İlokul, ortaokul, lise döneminde okul yanında başka işlerimiz de vardı. Ailede herkesin okulu yanında önemli görevleri vardı. Kışın hayvanları, yemleme, sulama, ahır temizliği, koyunların kuzularını emzirmesine yardım etme, damların karını küreme, tavukları yemleme, köpeğe bakma gibi değişik görevleri vardı. Benim en asil görevim sabah ve akşam saman doldurma, kuzuların beslenmesine yardımcı olmaydı. Bahar gelince de en önemli görevim ineklerimizi otlatmak olurdu. 5-6 ineğimiz olurdu. Ben inekleri pek severdim. Ot bulduğu zaman yerinden oynamazdı. Tıp Fakültesi beşinci sınıfa kadar her yaz inek otlatmaya devam ettim. Çantamda ekmeğim olmasa bile mutlaka bir kitap olurdu. İneklere çok kitap okudum. Ders anlattım, şiir okudum. Şiir ezberledim. İnekler hiç sıkılmadı, hiç gülmediler, benimle hiç dalga geçmediler. En son ineklere Harrisonun İnternal Medicine isimli kitabından Wilson Hastalığını okudum. Bu inekleri biraz aştı… o gün neşeleri kaçtı… Latife bir tarafa ama Tıp Fakültesinde okuyorum diye hiç havalara girmedim. Bu işi hep severek yaptım. Tabi harman zamanı inekleri ekin biçilen yerlerde otlatırdım. Tırmık çekme, sap arabasının üstüne çıkma ek görevlerimiz arasındaydı. Tarla sürme zamanı Halil Ağabeyime yardım etmek en önemli görevimizdi. Çiftçilik ile ilgili, ekin ekme, tarla sürme, sap toplama, gübre atma, ilaçlama, hasat ile ilgili işleri en ince ayrıntısına kadar bilir ve yaparım.

Üniversite sınavına girdim. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandım. Gerçekten çok sevindim. Konya’da ilk yıl Yaka Mahallesinde Çolak İmamın Caminin karşısında eski bir ev kiraladım. Bademli Beldesinden Emin Özkaya ile tanıştım. Aynı evde kaldık. Doğanhisar İHL birincisi, hafız Osman’ın bir eşi. Acayip ezberliyor. Milletin 60 aldığı dersten bizimki yüz alıyor. Bende başladım ezbere. Liseden tarhiçi arkadaşımız Mehmet’de bizimle aynı evde kalıyor. Adam bizi gördü başladı ezbere. Mehmet ilk sınavlardan 60 filan alırken sonradan hep 100 almaya başladı. Hatta eli boş kaldığında Yahya Kemal’den şiir ezberler bize yemeklerde şiir okurdu.

Hayatımın en güzel günleri Konya’da geçti. Konya esnaf, sanatkar, iş adamı, öğrenci arkadaşların anne ve babalarına çok minnet borçluyuz. Bizi öz evlatları gibi bağırlarına bastılar. Maddi ve manevi çok iyiliklerini gördük. Buradan Dr. Sinan Bahçacı, Dr. Seyit Karaca, Dr. Esad Güçlü, Dr. Cemil Er, Dr. Hüsamettin Vatansev, Dr. Lütfi Şimşek, Dr. Fatih Gültekin, Dr. Sefer Demirok gibi ilk aklıma gelen kardeşlerime bize olan destekleri için teşekkür ederim.

Altı yıl bir rüzgar gibi geçti. Üç yıl kardeşim Hasan Koşar (Emirdağ Selman Mühendislik/Harita Mühendisi) ile aynı evde kaldık. Liseyi benim yanımda okudu. Hasandan üç şey öğrendim; 1.Son sınıfta hastaneye götürdüm. Hastaneyi gezdi. Hastane eski yapı. O kokuyu aldı. Kesin ben doktor olmam dedi. Sınavda 470 puan aldı. Konya Tıp Fakültesini rahat kazanabilirdi. Tercih etmedi. Araştırmış harita mühendisliğini ilk tercih olarak kazandı. Hasanın puanı 470, ikinci girenin puanı 370 di. 2. Mühendislikte okuyor. Hasan kaç aldın? 5 aldım abi diyor. Hasan kaç aldın. Sıfır aldım diyor. Kafayı yiyeceğim. Bir gün okula beni götürdü. Listelere baktık. Sınıfın yarısı sıfır almış. Geçer not alan 5 kişi. Bu günden itibaren insanların zayıf not alabileceğini ama bunu veren hocanın kişilik sorunu olduğunu anladım. Akademik hayatımda hiçbir öğrenciye 40 dan düşük not vermedim. 3. Üç yıl birlikteliğimizde en ufak bir saygısızlık yapmadı. Beni hiç üzmedi. Allah’da onu üzmesin.

Tıp Fakültesini son sınıfta aynı okuldan Dr. Münüre Yücel ile nişanlandım. Okul bitti. Köye geldim. Tıpta uzmanlık sınavına çalışıyorum. Sabah herkes nohut yolmaya gidiyor. Babam beni de çağırdı. Ben de yarın kura çekimi var. Gelemem dedi. Babam sinirlendi. İnşallah gider karsı çekersin dedi ve gitti. Bir gün sonra ben gittim. O zaman Iğdır Kars’a bağlı. Kars Iğdır Küllük Köyünü çektim.O günden sonra babamı üzmedim. Sözünden çıkmadım.

Küllük Köyünde 3-4 ay çalıştım. Çok güzel günlerim geçti. Hala görüştüğümüz dostlarımız var. Tıpta uzmanlık sınavına kazandım. Tekrar Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalında asistan olarak göreve başladım. Evlendim. Asistanlık döneminde çok güzel günlerim geçti. Dört yılın sonunda İç Hastalıkları Uzmanı oldum. Amacımız kariyer yapmaktı. Bu yönde çok gayret gösterdim. Ülkedeki siyasi çalkantılar nedeniyle rektör ve bölüm başkanı değişti. Yardımcı doçent kadrosuna beni almadılar. Adana’dan birisini alacaklardı. Benim yayın durumum iyi olduğu için mahkemeye vereceğimi bildirdim. Onu da alamadılar kadro boş kaldı. Ben Konya Kadınhanı Devlet Hastanesine Başhekim olarak atandım. Orada 16 ay çalıştım. Muayenehane açtım. Her gün bin Mark veya bir bilezik kazanıyordum. Bir gün babam ziyarete geldi. Oğlum dedi sen bura da ne yapıyorsun dedi. Bende olanları anlattım. Oğlum sen parayı boş ver. Yaşın genç paran olmasa da olur. Git biraz daha oku diye tavsiyede bulundu. Ben bir ay içinde muayenehanemi kapattım. Süleyman Demirel Üniversitesi dekanı bizim eski dahiliye hocamızdı. Ona gittim. Hoca ile görüştüm. Hoca bize Ali seni alırız. Ama yetkili kişi rektör. Sen ona adam bulman lazım dedi. Ben hiç tanımıyordum. Hoca rektörü tanıyan, rektöre hatırı geçen insanların listesini gösterdi. Listede Prof. Dr. Orhan Karmış Hoca vardı. Hoca bizim eskiden diyaliz hastamızdı. Beni çok severdi. Birkaç kez hocamı evinde ziyaret etmiş. Rahatsızlandığında evine gitmiştim. Orhan Hoca İstanbul’a taşınmıştı. TGRT’de çalışıyordu. Eşimle birlikte İstanbul’a gittik. Hocamı ziyaret ettik. Bize referans mektubu yazdı. Rektör Beyden randevu aldık. Mektubu verdik. Kadromuz ilan edildi. Başka başvuran olmadı. Atamanın imzalanacağı gün Rektör Bey kaza geçirdi. Vefaat etti. Rektör yardımcısı atamamı onayladı. Isparta’ya gittik. Oradan Hacettepe Üniversitesine yan dal ihtisası yapmak üzere başvurdum. Üç yıl süre ile Hacettepe Hematoloji Kliniğinde ihtisas yaptım. Hayatımın en güzel günleriydi. Çok insanın duasın aldım. Hacettepe’de doçent oldum. Hacettepe'de en büyük desteği hocam Prof. Dr. İbrahim Haznedaroğlu ve Prof. Dr. Yahya Büyükaşıktan gördüm. Eşim Ankara’lı olduğu için Ankara’da kalmaya karar verdik. Bu nedenle o zaman yeni kurulan Fatih Üniversitesinde doçent olarak göreve başladım. Burada çalışırken Özel Üniversite olması nedeniyle TUS dersanelerinde dahiliye hocası çalıştım. Tıp Fakültesi olan her ildeki Tıp Fakültesi öğrencilerine ders anlattım. Bu alanda 10 kitap yazdım. 2004 yılında Fatih Üniversitesinde Profesör oldum. Daha sonra Fatih Üniversitesi Turgut Özal Üniversitesi oldu. Burada çalıştım. 2010 yılında bir yıl süre ile Ankara Bayındır hastanesinde kemik iliği nakli alanında ihtisas yaptım. 2014 yılında ailevi, siyası, ekonomik nedenlerden dolayı buradan ayrıldım. Şu anda Ankara Özel Lokman Hekim Hastanesinde Hematoloji uzmanı olarak görev yapıyorum.

İlkokuldan itibaren yaklaşık 250 civarında hocadan ders almışım. Hocalarımdan edindiğim birikimlerin bana çalışmayı, dürüst olmayı, efendiliği, yardımlaşmayı, kardeşliği, dostluğu, eğilmeyi, sevilmeyi öğretti. Kabadayılığın, diklenmenin, kendini beğenmişliğin, başkalarını hor ve hakir görmenin, cimriliğin yanlış olduğunu öğretti. Tüm hocalarıma canı gönülden teşekkür ederim.

Evliyim. Bir kızım var. Kızım bu yıl lise birinci sınıfa başlayacak. Eşim Sincan’da aile hekimi olarak görev yapmaktadır. Eşim bir çok konuda beni hep destekledi. 25 yıllık evlilik hayatımda beni bir gün kahvaltısız ie göndermedi. Yazdığım yazıları okudu, dualarını esirgemedi. Hatalarımızı örttü, iyiliklerinimiz öne çıkardı. 25 rüzgar gibi geldi ve geçti.
Uluslar arası 56, Ulusal 100 civarında yayınım bulunmaktadır. Bunlara bildiri ve posterler dahil değildir. 20 yayınlanmış kitap veya kitap bölümüm bulunmaktadır. Mesleğimi severek yapıyorum.

Hayatta beni en çok üzen şey beni Selçuk Üniversitesine yardımcı doçent olarak almadılar. Hayatta en çok gördüğüm rüya budur. Ben doçent olduktan sonra almak istediler ama ailevi nedenlerden dolayı gidemedim. Beni almayan hocalarıma kırgın değilim. Hakkımı helal ediyorum. Bazı şeyleri biz çok istemiş olabiliriz. Ama kısmet olmazsa bazen olmuyor. Demeki hayırlı değilmiş diye düşünüyorum.

Hayatta en çok sevindiğim şey kışın annemin yanımda kalmasıdır.
Doktorluk dışında Sincan’da 13 yıldan beri uğraştığım bir bahçem var. Boş vakitlerimde burada uğraşıyorum.
Hayatta insanın başarılı olabilmesi için;
•Genetik olarak belirli bir zeka düzeyinin olması
•Önünde yol gösteren önemli bir büyüğünün olması
•Çok çalışkan ve temiz arkadaşlarının olması
•Kaliteli, işini seven hocalarının olması
•Babasının sözünü dinlemesi
•Çalışkan olması
•Kardeşliğin, dostluğun peki demekle kaim olduğunu bilmesi
•Biz ne kadar gayret edersek edelim, bazı şeylerin bizim cüzi irademizin dışında gelişebileceği unutulmamalı
•Belli bir makama gelince, ne oldum delisi olmamak gerekir.

Yapabileceğim bir iş ise hiçbir zaman hayır yapamam demedim. Olmaz demedim. Elimden geldiği kadar yapmaya çalıştım. Hiçbir arkadaşımı, dostumu satmadım. Elimi taşın altına koymaktan kaçınmadım.

Ülkem, bayrağım, dini inancım daima şahsi menfaatlerimin önünde yer almıştır. Hemşerilerim, hayatımın her döneminde karşılaştığım arkadaşlarım, dostlarım, hastalarım ile bağlantılarım devam etmektedir. Her konuda telefonumuz 24 saat herkese açıktır. Kartvizitime cep telefonu, ev telefonu ve iş telefonumu daima yazdım. İnsanların sorunlarını dinlemekten, cevaplamaktan kesinlikle hiç imtina etmedim.

Bu makam bize baki değil. Bunun bilincinde ve farkındayım. İlmimden insanlar istifade etsin, adam yetiştireyim diye gayret ettim, etmeyede devam edeceğim.

Allah ömür verirse ülkemizde veya ihtiyacı olan bir Müslüman ülkede bir camii yaptırmaktır. Tüm dostları selam, saygı ve dua ile selamlıyorum. Saygılarımla…. Prof. Dr. Ali KOŞAR

Fotoğraflar

  • Okunma: 15386

Yorumlar (19)Yorum Yap

  • neriman

    ben afyonluyum benim yegenim sizin ve afyondaki dr arkadasınız sayesine lösemi denen hastalığın kenarından döndu biz sizi hiç görmedik ama bilinki size okadar cok dua ediyoruzki ailecek iyiyki varsınız iki tane kızım var inşallah onlarda siz gibi vatana millete hayırlı evlat olurlar . hakkınızı helal edin hocam

  • ülkü taşlıova

    bayram arifesinde hastalanarak bilmeden bir doktor aradı kızım. karşımıza Ali koşar bey çıktı. elbette ki her meslek güzel ve kutsaldır. peki o mesleği gönlüyle yapana nasıl bir sıfat kullanmalı. Ali Bey hoca hastaya şifa dağıtsa da benim gönlüme huzur verdi. o sakin o munis ifadeleri hastalığım kadar gönlüme de şifa oldu. Anladım ki her işi yapmak iş değilmiş. insan gönlü yapmak insana huzur sunmak insanlıkmış. Sağ olun Ali Hocam. Allah size uzun ömür versin ki gönlümüze de huzur olasını

  • Gülay oğuz

    Ben 37 yıllık hayatımda 2 tane mukemmel doktor tanım onkologum Mustafa Kadri Üstündağ Hacettepe Üniversittesinde ve Ali Koşar Lokman Hekim Hastanesinde Ali hocamı Turgut Özal üniverstesinden beri tanırım.bu 2 doktor hekimliklerinden önce mükemmel insanlar sanki arkadaş gibiler okadar sıcak samimilerki senin sorunlarını kendilerinin yaşadığıni hissediyosun ellerinden geleni yapıyorlar zor hastalıklarla mücadele ediyorum ama rabbime hamdolsunki iyi mükemmel doktorlarim var iyiki varsınız yolunuz

  • AYHAN BİÇER

    Aziz dostum, değerli hemşehrim; Üniversite birinci sınıfta sizinle zindankale Fen-Edebiyat Fakültesinde sık sık karşılaşır ve memleket hasreti giderirdik. Gerçekten o günlerde de efendiliğinizi ve sempatik yaklaşımınızı hep sevmiş ve beğenmişimdir. Sıcakkanlı bir insan olmanız çevrenizde muhabbet oluşmasına ortam hazırlıyordu. Değerli hemşerim tıpta oldukça önemli bir mevkiye ulaştınız. Allah uzun sağlıklı ve bereket dolu ömür sürmenizi nasip eylesin. Vet. Hekim A.B.

  • ECZ YUSUF AKKUYU

    değerli hemşehrim,değerli hocam,
    sizin hayat hikayenizi okuyunca insan bir zaman tünelinden geçer gibi sanki,o kadar doğal o kadar katıksız ,nice başarılar

  • Muhsin KONUK

    Sevgili kardeşimi taaa öğrencilik yıllarından tanırım (Selçuk Tıp'ta okurken). Üzerinde taşıdığı güzelliği o günlerden bu güne asla değiştirmedi. Allah'tan uzun, bereket dolu ve sağlıklı bir hayat diliyorum kendisine. Selam, sevgi ve saygılarımla..

  • ÖMER KOÇAK

    ALİ HOCAM, SİZİNLE İKİ KEZ KARŞILAŞTIK. ÖNCELİKLE HARİKA BİR İNSANSINIZ, MÜKEMMEL BİR DOKTORSUNUZ; DEĞERLERİMİZE BAĞLISINIZ VE İYİ BİR EMİRDAĞLISINIZ. ALLAH YOLUNUZU AÇIK ETSİN.

  • Karabagoglu

    Donurludanim diyorsun yani hocam

  • Bademliden bir Karabağ

    Hava konusunda biz Emirdağlılara bakıldığında; yurtdışına işci olarak gidenler bir süre sonra Emirdağa bir ev yaptırdıklarında uzun çarşıda yürüyüşünün değiştiği ve üstelik Yurtdışındaki yaşayış standartları ortada iken, diğeri Emirdağda birinin çocuğu küçük bir memur olsa sanki vali olmuş gibi davrandığı veya bir esnaf biraz para eline geçsin Holdig sahibi gibi yürüdüğü ...hep soylenir, yani Emirdağlıların bir sözü aklıma geldi, gedeler kurgun olur çalımı düzgün olur..bilmem ne kadar doğru..

  • Bademliden bir Karabağ

    Hocam tebrikler, Ankarada hastahanede sizinle belki on defa yüzyüze muhabbetimiz oldu, bu vesileyle az çok sizi tanıdım, ben size mütevazisiniz demeyeceğim, çünkü yazdıklarınız normal karşılanması gereken gerçekler, diğer taraftan, size bir sorum olacak, Tıp Fak kazananlar niye havaya girer?...insandaki kibirin sonuçları belli iken...slm

  • Öner Çetin

    Hemserimiz ayni yerden olan Ali gercekten abartmadan hayatinin gerceklerini yazmis. Zor ve ekonomik olarak sıkıntılı kosullar olsa da insan basarili olabiliyor. Cok caliskan mutevazi ve herkese yrdim eden bir koylumuzdur. Kirsaldan ve zor sartlardan gelip bu sekilde basarili olan az sayidaki kisilerdendir. Ögrenci iken bile bilimsel yayin yapmaya baslamis iyi bir bilim adamidir. Kendisini kutlar hayatinin verimli sagilikli ve huzur icinde gecmesini dilerim.
    Prof. Dr. Öner Cetin

  • Gürsel keklik

    Allah razı olsun dayıcım Rabbim sana sağlık sıhhat afiyet uzun ömürler versin. Seni seviyoruz her daim seninle gurur duyuyoruz...

  • ibrahim

    Ali Abi biz de seni çok seviyoruz. Ibrahim Haznedaroglu ben.

  • fırat.

    Hocam yazdıklarınızı bastan sona okudum. Sizi tanimiyorum ama bir kaç kesişim noktamiz var. O yuzden yorum yapmak istedim. Bahsettiginiz fatih gültekin şu an biyokimya hocam. SDÜ'de tip öğrencisiyim. Yazinizdan mutlaka bahsedecegim kendisine. Bademliliyim bu arada ben de:) Allah basarilarinizi daim etsin.

  • suleyman dalar

    Sayin komsum hayat hikayeni okudum evimiz karsi karsiya her gun gorusurduk koy hayatini aynen yazmisin koylun olarak seninle kurur
    Duyurorum omrun uzun olsun

  • HULUSİ AYRANCI

    Sevgili hocam Haziran ayı portresindeki yaşam hikayenizi ilgiyle okudum.Öncelikle sizi köylüm olarak Emirdağlı olarak tebrik ederken,sizinle gurur duyduğumu ifade etmek isterim.Sizin yanınıza gelen hemşehrilerime gösterdiğiniz ilgiyi biliyorum.Ülkemize, milletimize yararlı insanların içimizden çıkması takdire şayan.Hayat hikayeniz,zorluklarla dolu olmasına rağmen,mücadele azminiz ve başarılarınız ve geldiğiniz nokta bizleri mutlu ediyor.

  • mustafa-akin-03@hotmail.com

    Başarılarının devamını,paylaşamanın devamlılığı dileğiyle

  • Izzet kalender

    saygı değer hızım Ali hocam selamlar cenabı Allah yolunu acık eder inşallah Danimarka'dan selamlar

  • Izzetkalender

    saygı değer hızım Alı hocam cenab Allah yolunu daha yükseklere acık eder ınsallah