Kantarı Şaşan Hurdacı

Köşe Yazıları / Kenan Kocabaş

Kantarı Şaşan Hurdacı

Bir vesileyle gittiğimiz Karaağaç Köyü’nde bir amcanın evine misafir olmuştuk. Laf lafı açtı. Konu, kornalar çalarak megafonla anonslar yaparak köyde türlü şeyler satan adamlara geldi. Amca dertliydi. Sabah vakti sütçü kornasıyla açılan “gürültü pazarı”, ekmekçi kornasıyla devam ediyordu. Gün içinde yüncüsü, tüpçüsü, tuzcusu, karpuzcusu eksik olmuyordu. Hurdacıların anonsları ise en aşina olunan gürültü türüydü. Bir köy, her gün hurda üretebilir miydi ki her gün hurdacılar tarafından ziyaret edilsindi bu köy. Velhasıl amca dertliydi ve şikayetçiydi. Sadece şikayet etme kolaycılığına da kaçmıyordu ve çözüm de öneriyordu amca. Avrupalı, bir şey satmak istiyorsa posta kutusuna broşür (el ilanı) bırakırdı. Bu broşürler hem alıcının hem de satıcının işini görürdü ve gürültü de olmazdı. Bu sistemi biz de uygulayabiliriz diyordu amca, bir an için Avrupa’daki evinin şehirde buradaki evinin ise köyde olduğunu ihmal ederek. Sonuçta, gürültü çağ dışı bir şeydi Avrupa’dan emekli olan bu amca için.İlkokul yıllarımda tanıştım hurdacılarla. Bahçemizi, sokağımızı ve boş arsaları kirleten metalleri alıp karşılığında para veren adamlardı bunlar. Her gün oyunlar oynadığımız boş arazide, o gün, onların gelmesiyle demir ve teneke toplayıp birkaç dondurma parası kazanmıştık. İşte bu yüzden iyi ve cömert insanlardı onlar. Bizim bu alışverişimiz ise, “el öpme” ve “oruç satma” dışındaki ilk ticari faaliyetimiz olacaktı.Beş altı yıl önce, evimizin balkon demirleri yenilenmişti. Eski demirler bir hurdacıya satılmak üzere evde bekletiliyordu. Benim de evde bulunduğum bir tatil gününde, “Hurdaciii” sesini duyunca, eski balkon demirlerinin satılma zamanının geldiğini anlamıştık. Bahçe kapısından sokağa çıkıp, kamyonun içindeki hurdacıyla göz göze geldiğimizde bir şeyler satacağımızı anlamış ve arabasını bizim kapıya yanaştırmıştı. Biz de satacağımız demirleri kamyonun yanına getirdik. Hurdacı, getirdiğimiz demir parçalarından ilkini kantarına takıp kaldırdı, ben de kantarın göstergesine bakıyordum. Evet, bu 15 kilo idi. İkinci demir parçası ise 16 kilo gelmişti. Bunun üzerine, babam “bir yanlışlık olmasın” dedi ve ambara gidip kendi kantarımızı getirdi. Aynı demir parçaları bizim kantara göre 20 ve 21 kilo idi. Hurdacı şaşırmıştı olup bitene veya şaşırmış gibi yapmıştı. “Acaba dengeli mi tartmadık” diye bir cümle sarf ettikten sonra, “yeniden tartalım bakalım” dedi. Bu defa hurdacının kantarı da bizimkiyle aynı ağırlığı göstermekteydi.Karaağaç Köyü’ndeki amcayı dinlerken, biri “cömert” diğeri “kantarı şaşmış” iki hurdacı, zihnimde öyle bir kavgaya tutuştu ki. Amcanın “gürültü karşıtı” söylediği laflar da işin tuzu biberi olunca, çocukluk yıllarımın o iyi ve cömert hurdacısı bu kavgadan ağır yara alıp oracıkta ölüvermişti. Geriye, kantarı şaşmış ve gürültücü bir hurdacı kalmıştı zihnimdeki dünyada.Geçen yıl, park ettiği yerde durup durup bağıran hurdacının yanına gidip, “insanları rahatsız ediyorsunuz” dediğimde, “Napalım Abi, ekmek parası” diye cevap veren ve sonrasında oradan uzaklaşan hurdacı birkaç gün sonra yine aynı yerde bağırmaya başlamıştı.Son yıllarda, köy ve kasaba girişlerinde “Hurdacıların girmesi yasaktır” yazan tabelaları daha fazla görmeye başladık. Bu tabelalar, bir taraftan hurdacıların verdiği rahatsızlığın arttığını gösterirken diğer taraftan da insanlarımızın bilinçlendiğini gösteriyor. Benimse merak ettiğim bu tabelalar gerçekten işe yarıyor mu ve bu yasağa uymamanın yaptırımı nedir?En çok merak ettiğim de, kantarı şaşan hurdacının kantarının nasıl olup da beş dakika arayla aynı demir parçalarını farklı ağırlıkta göstermiş olduğudur. Her mesleğin sırrı vardır derler ya bu da böyle bir şey galiba…

  • Güncelleme: 29.11.2011 23:25
  • Okunma: 2560

Yorumlar (2)Yorum Yap

  • Drn

    :o

  • turist

    konu basligi hurdaci olunca bir emirdagli olarak bende sikayetciyim emirdagina hurdacilar geldiginden bu yana hirsizlik biraz arti cocuklar evlerinden eski demirleri, annelerinin mutfagindan gapi, kacagi goturdu dondurma parasini cips parasini cikartmak icin hurdacilara satti emirdaginda,da kimse gidipte hurdacilarla kavga edip boyle yapmayin diyemedi aslinda bu hurdacilik avrupada,ki gibi olmali 1 kilo demir alsa dahi kimligin fotokopisini almalilar polis kaymakam bu hurdacilari daima kontrol etmeli kucuk cocuklari hirsizliga yonlendiriyorlar